May 15, 2012


January 28, 2012


Biliyor musun; Aslında en çok, birbirine deli gibi aşık insanlar acıtırlar birbirlerini. Aşk değil, sevgi biter. Sevdiğin insanı değil, aşık olduğun insanı paramparça edersin. Doyamazsın ona. İliğine kadar işlemek istersin. Kanına susarsın. Gözünün içine bakarken bile onu özler, başka birinin onu sevmesi olasılığına katlanazmazsın. Göğüs kafesin daralır, paylaşamazsın.
Senin o, sadece senin. Başkası da kim? Kim o başkaları? Nasıl sevebilirler onu? Nasıl izin verebilir o, başkalarının sevgisinin aranıza girmesine? Ne arkadaşları, ne ailesi? Sadece sen, en çok sen sevmelisin onu. En çok sen bitirmelisin. Sen tüketmelisin. Sen! En çok sen.
Yerden kalkamayacak hale getirirsin sevginizi. Aşkınız günden güne bir çizik atar sevginizin bileğine. Kan olur her yer. Başını öyle bir döndürür ki, fark edemezsin. 
Birbirine çok aşık insanlar ayrılınca hiç görüşmezler. Yan yana olup birbirlerinin yüzüne dokunamamaya, bebek kokan göbeğini öpememeye, artık beli açılınca elini atıp kapatamayacak olmaya onlar katlanamazlar. Dudaklarını öpmek yerine, konuşurken yalnızca ağız hareketlerini izlemekle onlar yetinemezler.
Birbirine çok aşık insanlar, hep ayrı ölürler. Sevdiklerinin, onları sevenlerin yanında, en büyük tutkularından uzak, sıradan ve güvenli bir şekilde.
Birbirlerinden çok uzakta ölürler. 
Çünkü birbirine çok aşık insanlar, beraberken canlarının diğer yarısını geride bırakıp ölemezler bile..

1 note
Leave Note / Reblog

January 27, 2012


ne kadar severiz girne’yi..

şimdi çok soğuk. 

sen gelene kadar ısınmaz.

el ele tutuşup yürüyemeyiz. 

haklısın yine istiklal de yürürüz öyle.

moda sahilinde.

sapanca ‘ya kar yağar.

gerçi ne önemi var ki.

şuan elini tutsam yeter.

telefonda saatlerce konuşuyorsun ya.

güzel güzel.

yanımda ol.

hayalim de yine.

hayatım de.

iki kelime.

razıyım.

gel diyosun ya.

herşey hazır.

kaç gün kaldı bak diyosun.

geçmiyor.

girne’ye çok yağmur yağıyor!

Leave Note / Reblog

January 16, 2012


January 12, 2012


December 31, 2011


December 7, 2011


KURAL 1: “Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.

KURAL 2: “Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile 
değiştiremeyiz. ‘Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı’ gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir.”

KURAL 3: ” İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır. 

KURAL 4: “Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun 
bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir.”

Leave Note / Reblog

December 6, 2011


penceremde gül ablanın güllerinden olsa yine…

penceremde gül ablanın güllerinden olsa yine…

(Source: bitznpieces)

601 notes
Leave Note / Reblog

November 21, 2011


bana bunu alacak şanslıyı arıyorum.

bana bunu alacak şanslıyı arıyorum.

108 notes
Leave Note / Reblog

şişesine vurulduğum şeyler var.

şişesine vurulduğum şeyler var.

1,212 notes
Leave Note / Reblog

bu işe sıcak bakıyorum.

bu işe sıcak bakıyorum.

(Source: itswasjillaine)

660 notes
Leave Note / Reblog

November 18, 2011


Öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı

Fırından yeni çıkan bekleyişler satın aldım


Kırmızı mavi ekoseli yalnızlığımı serdim masaya


Manzaraysa ayrılığa sıfır


İşte her şey hazır


Acılarımla iki lafın belini kırdık


Yokluğunda bir kuş sütü eksik


Yalnızlığım ve ben; seni çok bekledik.

Leave Note / Reblog